
Darda kalana yetişen, kılıktan kılığa giren, ilkbaharı getiren yolcu. İki sahte okey onun armağanıdır; masada eksik olanı tamamlayan taş onun taşıdır.
- Kılığı
- Yaşlı bir yolcu; çoğu zaman tanınmaz
- Simgesi
- Yeşil pelerin; kış ortasında açan beyaz çiçek
- Armağanı
- Yeşil işaretli iki sahte okey
- Bilmecesi
- "Bir taş var ki her taş olabilir."
- Sarayda
- Her masadaki boş sandalye
- Mitolojik kökeni
- Anadolu ve Türk halk inancında darda kalana yetişen, bolluk ve baharın simgesi
Ekmeğini kendinden önce paylaşanın yolu kısalır, evlat.
Halk inancındaki yeri
Anadolu'da ve Türk dünyasında Hızır, darda kalanlara yetişen, bolluk ve bereket getiren ölümsüz bir yolcu olarak bilinir. Kılıktan kılığa girer, çoğu zaman bir dilenci ya da yaşlı bir yolcu olarak görünür; kimse onu tanımaz. Bahar onun gelişiyle başlar; Hıdırellez gecesi onun adını taşır. Bir yere uğradığında kuru dallar yeşerir, çiçekler açar.
Hikâyedeki yeri
Aybars onunla dört yolun kesiştiği bir dut ağacının altında karşılaşır. Kendisi de aç olmasına rağmen son ekmeğinin büyük parçasını ihtiyara uzatır. Karşılığında ekmek değil, bilmece alır:
Bir taş var ki her taş olabilir.
Eksik olanın yerini doldurur, ama kendi yerini kimseye bırakmaz.
Sabah ihtiyar gitmiştir; ardında yalnızca ezilmiş otlarda bir pelerin izi ve kış ortasında açmış bir beyaz çiçek kalır.
Bilmecenin cevabı kırk gece sonra, taşın içinden fazladan iki yeşil taş çıktığında gelir. Taşların üstündeki işaret, otların üstündeki pelerin iziyle aynıdır. Sina Hoca o an Hızır'ı tanır ve okeyin anlamını kurar: gösterge açılır, göstergenin bir fazlası her taş olabilir; iki sahte okey de onun yerini tutar. Hızır hep bir adım ötededir.
İlk masanın kurulduğu gece kapı çalınır; kapıda kimse yoktur, yalnızca eşikte bir beyaz çiçek. O günden sonra her masaya bir boş sandalye konur.
Sarayda
Erlik onun taşlarını çalar ama taşlar para için oynandığında boş kalır; ceviz masaya, çay kokusuna, kalabalığa değince işaretleri geri döner. Kara Kış'ın bittiği sabah köyün bütün ağaçları kış ortasında çiçek açar; meydanın kenarında yeşil pelerinli bir ihtiyar okey oynamaktadır.
Bugün bir okey masasında son anda, beklenmedik bir elden eksik taşın geldiğini görürsen, ya da bir el bittiğinde dört kişi aynı anda aynı şeye gülerse, saray halkı aynı şeyi söyler: Hızır masadaydı.

