
Üsküdar'daki bahçesinde yarım asırdır her öğleden sonra sofra kuran nine. İlk ıstakaları onun cevizinden yapılır; "yüz bir"i o bulur ve her masaya bir boş sandalye koyan odur.
- Yurdu
- Üsküdar yamacında, dedesinin dedesinin diktiği cevizin bahçesi
- Yaşı
- Bilinmez; kendisi de unuttuğunu söyler
- Armağanı
- Fırtınada kırılan ceviz dalı; ilk ıstakalar
- Buluşları
- "Yüz bir"; misafir sandalyesi; kısa oyun Okey
- Sarayda
- Saray Bahçesi ve her gün kurulan hediye sofrası
- Oyunda
- Masadaki Fatma Nine
Yüz sizin, bir de kapıdan girecek olanın.
Kimdir
Fatma Nine'nin bahçesinde yaşlı bir ceviz ağacı vardır; ağacın altında yarım asırdır her öğleden sonra bir sofra kurulur. Kapının önünden kim geçerse çağrılır: komşular, yolcular, sokak çocukları, seyyar satıcılar. Ağaç o kadar çok sohbet dinlemiştir ki yaşlılar yapraklarının hışırtısında hâlâ eski hikâyelerin duyulduğunu söyler. Kendisi ak başörtülü, tombul, elma yanaklıdır; bir şey sormadan önce çay koyar.
Hikâyedeki yolu
Aybars ile Hasan Efendi taşlar için bir ıstaka aradıklarında ona gelirler. Geçen kış fırtınanın kırdığı büyük ceviz dalını odun yapmaya kıyamamıştır: "Ağaç galiba bir şey bekliyordu." Dalı verir, bir şartla: ilk oyunu ona oynatacaklar.
İlk masada batıya oturur. Kuralları üç kez anlatırlar, üçüncüde anlar ve "Niye baştan öyle demediniz?" der. Sina Hoca el açmak için yüz deyince itiraz eder: "Benim soframa hep bir kişilik fazla koyarım. Yüz bir deyin. Yüz sizin, bir de kapıdan girecek olanın." 101'in bütün anlamı bu cümledir. O gece kapıda Hızır'ın çiçeği bulununca mutfaktan bir sandalye getirip masanın köşesine koyan da odur.
Erlik'in pazarlığından sonra herkes ayakta kaldığında oturup çay koyar: "Ayakta derdin çözülmez." Kuzeye giderken cevizinden bir fidan götürür. Kara Kış'ın ilk misafirini, kapıdaki titreyen yaşlı kadını, elinden tutup masaya getirir: "Hoş geldin. Sırada sen varsın."
Sarayda
Saray Bahçesi onundur: güller, fenerler, çeşmeler ve avlunun ortasında yedi yılda çatıya değecek kadar büyüyen ceviz. Torunları 101'i uzun bulunca onlarla kısa bir oyun yapar: el açmak yok, son taşı ortaya at, el biter. Adı Okey konur; İznik Çinili Salon onun için yapılır.
Bugün sarayda her gün kapıdan gelene bir hediye uzatan o eski geleneğin kaynağı, cevizin dibinde hâlâ kurulan onun sofrasıdır. Masada Fatma Nine'yle karşılaşırsan, ona yenilmekten utanma; ilk üç eli hep o kazanır.

