
Kâğıthane'deki köşkünde kartlar çizen, altı dil konuşan, satrançta paşaları yenen keskin zekâ. Aybars ile bir gecede Batak'ı yapar; sonra Has Oda'nın sahibi ve Aybars'ın eşi olur.
- Yurdu
- Kâğıthane vadisinde, pencereleri kâğıt kaplı Kâğıt Saray
- Uğraşı
- Kart çizmek; altı dil, dört hesap kitabı, satranç
- Buluşları
- İhale, Eşli Batak, "rengi takip et" kuralı
- Kartlarındaki yüzler
- Kızlar kendisi, valeler Doğan, papazlar Aybars
- Sarayda
- Has Oda ve Batak kanadı
- Eşi
- Sultan Aybars
Bir masada kartını saklayan, sözünü de saklar.
Kimdir
Nilüfer'in nereden geldiğini kimse tam bilmez. Bazıları doğudaki bir sultanlığın son prensesi der, bazıları zengin bir kâğıt tüccarının tek kızı. Kendisi bu sorulara cevap vermez, gülümser. Şehirde onu tanıyanlar güzelliğinden önce zekâsından bahseder. Altı dil konuşur, satrançta hiçbir paşaya yenilmez. Söylentiye göre Sina Hoca'yı bile bir kez yenmiştir; Hoca bunu sorulunca kızarır.
Kartları şehirde bir efsanedir: kalın kâğıttan, sırtları zümrüt ve altın arabeskli, saray kişilerini kendi eliyle çizdiği desteler. Ama bu kartlarla oynanan oyunlardan nefret eder: ya şansa dayalıdır ya da, daha kötüsü, para için oynanır. "Ben onlara yüz çizdim, ruh verdim. Onlar ise para sayıyor."
Hikâyedeki yolu
Kahvehane'nin haberini duyunca Aybars'a mor mürekkepli bir meydan okuma yollar: "Bakalım hangisi daha çok konuşur: senin taşların mı, benim kâğıtlarım mı?"
Kâğıt Saray'daki o gece oyun baştan yazılır. Aybars eksik olanın söz olduğunu söyler; Hasan Efendi ihaleyi, Doğan kozu, Mustafa da adı bulur. Ama kuralların çoğu Nilüfer'indir: rengi takip etmek zorunluluğu, koz yoksa koz atma şartı ve gecenin sonunda eşli oyun. Aybars'ı ilk eşi seçer. Yedi el der; son elde maça as atar ve Aybars elindeki tek kozu ona destek olarak bırakır. Söz tutulur.
Sabah "Ben kaybettim," der, çünkü Aybars'ın oyununu öğrenmek ister. "Bir yıl az," der Aybars. "O zaman bir ömür," der Nilüfer.
Kara Kış'a giden kervanda fısıltı herkesi susturduğunda kartları çıkaran odur: "Tam da burada. Tam da bu soğukta." Meydanda masalar sığmayınca "Kapıyı açın, meydana taşın" diyen de odur.
Sarayda
Has Oda onun salonudur: kâğıt fenerler, kadife perdeler, mor mürekkepli şiirler. Kuralları da onundur: hanımların sözü önce dinlenir; ilk kez oturan herkes, ne kadar yenilirse yenilsin, sonunda Nilüfer'in elinden bir kart hediye alır. Batak kanadının her masasında bir kâğıt kuş durur.
Batak destesinde bir kız gördüğünde, o yüz onun yüzüdür.

