
Tarsus'un altındaki mağaralarda yaşayan yılanlar şahı. Taşın dört renginin sırrını Aybars'a vermez; anlatır.
- Yurdu
- Tarsus'un altında, turkuaz ışıklı yer altı gölü
- Görünüşü
- Belden yukarısı bilge bir kadın, belden aşağısı zümrüt yılan
- Armağanı
- Dört rengin uyanış seslerini taşıyan dört küre
- Dileği
- "Senin masanda herkes için yer olsun."
- Sarayda
- Ceviz ağacının köklerinde halka olmuş altın bir yılan
- Mitolojik kökeni
- Anadolu'nun, özellikle Tarsus ve Mardin'in, yılanlar şahı efsanesi
Sırrı veremem. Ama sana anlatabilirim. Anlattığımı anlarsan, sır senin olur.
Efsanedeki yeri
Anadolu'nun en bilinen efsanelerinden birine göre Şahmeran, yer altında yaşayan, belden yukarısı kadın, belden aşağısı yılan olan bilge bir kraliçedir. Bütün otların ve ilaçların sırrını bilir. Bir gün bir insana güvenir ve sırrını paylaşır; o insan onu bir krala ele verir. Şahmeran'ın hikâyesi bu yüzden hep bir güven ve ihanet hikâyesidir. Tarsus'ta bugün bile "Şahmeran Hamamı" diye bilinen bir yer vardır; evlerde Şahmeran resimleri asılır.
Hikâyedeki yeri
Aybars ona eski bir hamamın kurnasının altından, üç yüz basamaklı bir merdivenle iner. Şahmeran onu beklemektedir; Demir Kazık ağladığı gece yılanları haber getirmiştir. Kimin bulacağını merak etmiştir: bir kral mı, bir savaşçı mı? Bir yetim gelince "İyi," der. "Yalnızlığın ne olduğunu bilen, muhabbetin ne olduğunu da bilir."
Sırrını vermez. Anlatır. Gölün suyunda dört görüntü gösterir:
- Kırmızı, od, ateş: bir köy evinde ocak başında gülen aile. Isıtmak.
- Mavi, su: çölde kuyudan herkese su çeken kadın. Paylaşmak.
- Kara, toprak: sırayla sürülen, ekilen, biçilen tarla. Sıra beklemek.
- Sarı, gün, güneş: herkese aynı anda doğan sabah. Umut etmek.
Aybars sonunda anlar: "Bunlar bir masanın dört kenarı." Şahmeran ona dört küreyi verir; taş yontulurken uyanan her renk kendi sesini duyup yerine dönecektir.
Karşılığında bir şey ister: "Bir gün bir yabancı gelip senden yer isterse, adını sormadan yer aç. Bir zaman benim için kimse yer açmadı."
Sarayda
Okey taşlarının dört rengi onun dört rengidir. Taç giyme gecesi, avludaki ceviz ağacının köklerine minicik altın bir yılan süzülür ve kuyruğunu ısırıp halka olur. Şahmeran'a verilen söz tutulmuştur: kökler kadar derinde, ama yine de bir masanın dibinde, onun da bir yeri vardır.

