Zümrüdüanka

Kaf Dağı'nın ulu kuşu

Kaf Dağı'nın sisli zirvesinde zümrüt ve altın tüylü, uzun kuyruklu, bilge bakışlı dev efsanevi kuş

Dünyanın ucundaki dağın tepesinde, bin yıllık bilgisiyle yalnız yaşayan kuşlar şahı. Taşı yontan ışıktan tüyü ve Sultan'ın sarığındaki zümrütü o verir.

Yurdu
Kaf Dağı'nın zirvesi
Görünüşü
Zümrüt, altın ve gece mavisi tüyler; dağdan aşağı akan kuyruk
Armağanları
Dokunduğunun içini gösteren ışıktan tüy; kendi gözyaşı olan zümrüt
Dileği
"O masayı kurduğunda benim için de bir yer aç."
Sarayda
Sultan'ın sarığındaki zümrüt ve altın tüy
Mitolojik kökeni
Doğu ve Türk anlatılarının Kaf Dağı'ndaki ulu kuşu (Simurg, Anka)
Bilgi, paylaşılmadıkça bir yüktür.

Efsanedeki yeri

Doğu'nun ve Türk dünyasının masallarında Kaf Dağı dünyanın ucundaki, ulaşılamayan dağdır. Tepesinde Zümrüdüanka, kimi anlatıda Simurg ya da Anka, yaşar: bilge, kadim, dev bir kuş. Kahramanları sırtında taşır, tüyünü yakana yardıma gelir. Bir anlatıda kahraman onun yavrularını bir ejderhadan kurtarır, kuş da ona karşılık onu yeryüzüne taşır.

Hikâyedeki yeri

Kaf'a yol aranmaz; Kaf, yolunu kaybetmiş olanın önüne çıkar. Aybars bulutların ortasında, haritasını rüzgâra kaptırmış, pusulası deli gibi dönerken "Kayboldum. Ama yalnız değilim," dediğinde bulutlar açılır.

Zümrüdüanka bin yıllık bir bilgiyle ama derin bir yorgunlukla bakar. Karşılıksız vermez; bir zamanlar Sina Hoca'dan da bir şey istemiş, karşılığında ona keskin gözlerini vermiştir. Aybars'tan istediği, üç yavrusunu uçmayı öğrenecekleri sıcak vadiye götürmesidir. Ama şartı ağırdır: Yavrular sana güvenmeli.

Aybars üç gece yavruların yanında kalır: ilk gece kuzeyi anlatır, ikinci gece masal, üçüncü gece Umay'ın közüyle ateş yakar. Dördüncü sabah yavruları vadiye taşır, en küçüğü kaftanının içinde, taşın sıcaklığına sokulup uyur.

Zümrüdüanka karşılığında tek bir tüy çeker. Tüy ışığa dönüşür: dokunduğu şeyin içini gösteren, kesmeyen ama ayıran bir ışık. Yüz altı taş bu tüyle yontulur. Bir de gözyaşını verir, yavruları uçtuğunda döktüğü zümrütü.

Sarayda

Taç giyme gecesi sarayın üstünden bir gölge gibi geçer; Satranç Köşkü'nün çatısına, Has Oda'nın penceresine ve Kahvehane'nin kapısına birer altın tüy düşer. Beş yüz yıldır kimseyle paylaşmadığı bilgisini belki bir gün bir masada paylaşmak için iner. Sultan'ın sarığındaki zümrüt ve onun üstündeki altın tüy, o günü beklemektedir.

Göründüğü bölümler

Bütün karakterler

Masa bahane, muhabbet şahane

Kutup Yıldızı'nı izle, bir salona gir, bir masaya otur. Karşında sohbet edecek biri hep olacak.

North Sultan: 101 OkeyNorth Sultan: BatakNorth Sultan: SatrançNorth Sultan: Okey